Bornova’ dan Gün Rengi Sayfalar

İzmirli yazar ve eleştirmen Hülya Soyşekerci’nin kaleme aldığı “Bornova’dan Gün Rengi Sayfalar” Heyamola Yayınlarından çıktı. Kendisine yazın yolculuğunda nice yeni duraklar diliyoruz.

“Bornova’yı adım adım dolaştım aylar boyunca. Sokaklara, mekânlara yeniden, farklı bir gözle, tarih bilinciyle ve anıların rehberliğiyle baktım. Eski anı defterlerini, yerel tarih kitaplarını gözden geçirdim. Sayfalarda iz bırakan insan yaşantılarının ardına düştüm. Yazılı olanın yanı sıra sözlü tarihin de izini sürdüm Bornova’da. Özellikle son kırk yılın anlatımı için canlı tanıkların dile getirdiklerinden notlar aldım. Kendi anılarımla harmanladım hepsini.

Bir de zaman tanrıçası İrene eşlik etti bana bu yolculukta. Sayfalar boyunca karşıma çıkan İrene, düşsel bir varlık; onu mitolojiden günümüze çekerek yeni bir kişiliğe büründürdüm; istedim ki zaman ve kader ipliklerini ören, barış simgesi İrene gün rengi sayfalarıma Bornova’da yaşanmış tarihten iz düşürsün. Ulaşamadığım tarihsel zamanlara onunla ve hayallerimle birlikte açıldım. Bornova’da zamanın renklerini, zaman katmanlarını İrene ile birlikte keşfettim.

Yaşantılar yer yer kurmaca ile buluştu ve kendi Bornova’mı şekillendirdi. Bornova’da akan zamanı günlükler biçiminde kaleme aldım böylece.

Biliyorum ki tarihi en derinden yaşayanlar bireylerdir. Döneme özgü toplumsal yaşam, bireylerin yaşantılarını şekillendirdiği gibi, onların hayat enerjileri de toplumun ve tarihin akışına yön verir. Resmi tarihin sayfalarında donup kalan geçmiş, bireysel tarihlerde diyalektik sıçramalarla ileriye akar. Bireysel tarihler sanat eserlerine de esin kaynağı olur ve sanatın ölümsüzlüğüne açılır. Dilerim bu çalışma Bornova’nın bireysel/yerel tarihine küçük de olsa bir katkı sağlar. Böylece, yıllardır yaşadığım bu güzel ilçeye biraz olsun borcumu ödemiş olurum. Bornova günlükleri içinde sürecek tarih, anı, zaman ve mekân yolculuğuna çıkarken yüreğimdeki sevinçle selamlıyorum sizleri.” (giriş yazısından)

Buluşma

“Bir tür ayrı oluş itirafıdır buluşma, buluşanlara dair. Yüzü kızarmaz, haklı bir sıkılganlığı vardır sadece, belli belirsiz.

Ve derin, uzun, kıpırtısız arayışlardan sonra gelir buluşma.

Onu beklediğini unutur; göz aralıklarına uyanık kalmak için sıkıştırdığın kibrit çöplerini düşürürsün ya yere, işte öyle bir anda.

Ne zaman geleceğini bilmediğin ama; geleceğinden kuşku duymadığın bir hırsız gibi…”

Kuytudaki Kelimeler, Kanguru y. 2010

I.ULUSLARARASI İZMİR EDEBİYAT FESTİVALİ (15-16 Nisan 2011 )

Onur Konuğu Ülke: Almanya

Onur Konuğu: Tahsin Yücel

 Düzenleme Kurulu:

Dr. Hakan Tartan-Konak Belediye Başkanı

Asuman Susam-Yazar

Fergun Özelli-Yazar

Hasan Özkılıç-Yazar

Hayri K. Yetik-Şair-Yazar

Namık Kuyumcu –Şair-Yazar

Sunucular :Secil Özcan, Halil İbrahimÖzbay

Saat:14.00

Film Gösterimi

(Dünya Edebiyatı ile Tahsin Yücel)

Saat:14.15

Dans Gösterisi (İzmir Devlet Opera Ve Balesi)

Saat :14.30

Açılış Konuşmaları Ve Ödül Töreni

- Namık Kuyumcu

- Dr. Hakan Tartan- Konak Belediye Başkanı

- Tahsin Yücel – Onur Konuğu

 Saat:14.45

“Tahsin Yücel – Doğan Hızlan Söyleşiyor”

Saat:15.05

“Tahsin Yücel’in Yazarlık Serüveni”

Yöneten: Deniz Kavukçuoğlu

Konuşmacılar: Demir Özlü, Faruk Duman, Füruzan, Muzaffer İzgü

Saat:16.25 Ara

 Saat: 16.50

“Almanya ve Göç Edebiyatı”

Yöneten: Sevdiye Köksal

Konuşmacılar: Björn Kern, Habib Bektaş, Menekşe Toprak, Yüksel Pazarkaya

 Saat:18.00

Eleştirinin Topuzu

“Edebiyat Eleştirisine Kısa Bir Bakış”

Yöneten: Asuman Susam

Konuşmacılar: Semih Gümüş, Hande Öğüt, Nilüfer Kuyaş

Yer: Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi Avni Anıl Sahnesi

 Saat: 16.30

Müzikli Dakikalar

Saat: 16.40

“Neden, Nasıl Yazıyorlar?”

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Konuşmacılar: Hidayet Karakuş, Handan Gökçek, Muzaffer İzgü

Saat: 17.50

Müzikli Dakikalar

Saat: 18.00

“Kısa Öykü ve Deneysellik”

Yöneten: Birsen Ferahlı

Konuşmacılar: Aydın Şimşek, Mustafa Albayrak, Zeynep Sönmez

Yer: Sevgi Yolu Alsancak İzmir

(Sevgi Yolu’ndaki etkinliklerimiz; havanın yağışlı olması durumunda, Prof.Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.)

Saat 13.30

16 NİSAN 2011 CUMARTESİ

I.ULUSLAR ARASI İZMİR EDEBİYAT FESTİVALİ (15-16 Nisan 2011 )

Saat: 14.00

Müzikli Dakikalar

Saat: 14.15

“Edebiyatın Tarihe Tanıklığı”

Yöneten: Şükran Yücel

Konuşmacılar: Ömer Türkeş, Özlem Kumrular, Şerife Yalçınkaya

Saat: 16.30

Müzikli Dakikalar

Saat: 16.45

“Neden, Nasıl Yazıyorlar?”

Yöneten: Hasan Özkılıç

Konuşmacılar: Ece Vahapoğlu, Faruk Duman, Ilgın Olut, Menekşe Toprak

Yer: Kızlarağası Hanı-Kemeraltı

Saat:16.30

Şiir Dinletisi

Açılış: Dr.Hakan Tartan (Konak Belediye Başkanı )

Katılımcılar : Refik Durbaş, Hüseyin Yurttaş, Oğuz Tümbaş, Muzaffer Kale, Yücelay Sal, Ümit Yaşar Işıkhan, Bilsen Başaran, Zeynep Uzunbay, Hülya Deniz Ünal, Uluer Aydoğdu, Baha Önem, Hüseyin Peker, Aslıhan Tüylüoğlu, Onur Akyıl, Duygu Kankaytsın, Gökben Derviş, Özge Kocatürk

Yer: Sevgi Yolu Alsancak İzmir

(Sevgi Yolu’ndaki etkinliklerimiz; havanın yağışlı olması durumunda, Prof.Dr.Türkan Saylan Alsancak Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.)

Saat: 14.00

“Kardeş Edebiyatlar”

Yöneten: Namık Kuyumcu

Konuşmacılar: Abidin Parıltı, Haşim Hüsrevşahi, Mıgırdiç Margosyan,

Ragıp Zarakolu

Yer: TÜYAP Kitap Fuar Alanı 3.Salon

Saat: 16.30

“Edebiyatta Vicdan”

Yöneten: Fergun Özelli

Konuşmacılar: Ayşegül Devecioğlu, Latife Tekin, Mehmet Eroğlu

Yer: TÜYAP Kitap Fuar Alanı 3.Salon

Saat: 17.45

“Edebiyat ve Şiddet”

Yöneten: Çetin Yiğenoğlu

Konuşmacılar: Ayşe Kilimci, Cezmi Ersöz, Hayri K.Yetik, İsmail Mert Başat

Yer: TÜYAP Kitap Fuar Alanı 3.Salon

Haikular, Akatalpa 2011 Nisan sayısında…

Akatalpa’nın Nisan 2011 tarihli 136. sayı  şair ve yazarları:

Necati Albayrak, Gökhan Arslan, Sevil Avşar, Kadir Aydemir, Naci Bahtiyar, Perihan Baykal, Onur Bayrakçeken, Alper Beşe, Ahmet Cemil, Tahir Musa Ceylan, Hüseyin Avni Cinozoğlu, Hasan Hüseyin Çağıran, Ersun Çıplak, Ramis Dara, M. Güner Demiray,  Erdinç Dinçer, Oresay Özgür Doğan, Pınar Doğu, Hasan Efe, Gültekin Emre, Ersan Erçelik, Özgün Ergen, Saliha Zeynep Ergün, Mehmet Erikli, Gökhan Ertekin, Tayfun Gerz, Serkan Gezmen, Mehmet Gökyayla, Kemal Gündüzalp, Tevfik Hatıpoğlu, Adil İzci, Arife Kalender, Duygu  Kankaytsın, M. Sinan Karadeniz, Emin Kaya, Nevzat Konşer, Hüseyin Köse, Salih Mercanoğlu, Volkan Odabaş, Seçil Özcan, Seyhan Özdamar, Mert Özel, Pelin Özer, Sidar Sinan Özmen, Ozan Öztepe, Ertuğrul Özüaydın, Bülent Parlak, Hüseyin Peker, Mehmet Rayman, Onur Sakarya, Ebuzer Saray, Hakan İsmail Ş., Kâzım Şahin, Melike Şenyüksel, Uluer Oksal Tiryaki, Can H. Türker, Ece Ürkmez, Halim Yazıcı, Betül Yegül, İsmail Sertaç Yılmaz, Ayhan Emir Yolcu, Reha Yünlüel

Bir terkediş tümcesini kurmaya yetecek her şeye sahiptim oysa ben. Sen terkedişinle beni tümcesiz bırakmadan önce. Bu; daralan boşluğu yarmak için günler boyu, geceler boyu yazmak. Dere tepe düz gitmek belki de. Evet, belki de bir tek bu geri getirecek bana kavgada dökülen incilerimi. Hayatı anlar olmak beraberinde, hayatı yaşar olmayı neden getirmiyor? Yoksa anladıkça terk mi ediyoruz anladığımız şeyi. Bulduğunda terk etmek…”  (Kuytudaki Kelimeler’ den)

Yazgı’ dan bir bölüm…

 

Yazgı                                                                                                                                                                

Yeryüzünün sökülen yerlerine tutturulmuş bir dikişti sanki demiryolu. Hem de kilometreler boyu uzanan, terzi teri renginde bir dikiş; gümüşi. Tam geçtiği yer; yeryüzünün iki yakasının bir araya geldiği nokta. Yer ile yüzünün…

Sanki o olmasa, sökülüp gidiverecekti her şey. O olmasa katı atacaktı yeryüzü denilen alacalı kumaşın. Katı attıkça ince ince dokunmuş ilmekleri tükeniverecek, tükendikçe de yok olacaktı allı yeşilli atlas. Sık dokunmuş, saten ruhlu, göl desenli yeryüzü.

Her şeyi ortadan ikiye ayırır gibi görünse de aslında sadece bir araya getirmek için vardı o. Tuhaftı. Kilometrelerce uzanan, herkesi sadece kendi düşlediği bir gökyüzüne ulaştırmak için yapılmış bir merdivendi sanki. Ancak göğe uzanmayan, yere paralel bir merdiven. Göğe uzanamadıkça hırsından tırnaklarını toprağa geçirmiş, göğe diş bileyen bir merdiven…

Ve gecenin uzunluğuyla yarışırcasına uzanan raylar boyunca akan kara tren. Geceyi bitirmeye çalışır gibi telaşla karanlığı yarıp geçen kara bir tren. Koynunda uyuttuklarına ninni söyler gibi usulca sallanan, herkesin yoruluşuna ev sahibi, uykusuna şahit. Sözünü tutmanın telaşında bir kara tren.

 Ve bir gece;  kara trenle karalıkta yarışan, kara trenin ufacık pencerelerinden içeriye doğru akın eden.  Yıldızlar da olmasa “gece” oluşundan şüpheye düşülecek, dikiş yerleri belli olmayan koyu bir karanlık: gece.

Kara tren dağların eteklerine paralel, uzun bir yola niyetlenmişti. Vagonlar dolusu insanı da eklemişti gövdesine. Vagonlar; sefer odaları, seferin seyirlikleri. Vagonlar; hüzünlü ağır bir gecenin esmer işçileri.

 Son vagonun yolcusuydu. Yolculuk boyunca diğer yolculardan arta kalan sıkıntılar, es geçilen buhranlar, savsaklanan yığınla düşünce,  her ne varsa üşüşürdü sanki son vagonun böğrüne. Ağırlaştıkça da ağırlaşırdı sonra kara trenin arkası… Kara tren gittikçe kararır, geceyle bir olurdu sonra. İçinden geçenleri karartan, geceye açılan bir koridor olurdu kara tren. Sinerdi karası yüreklere.

Yolculuk boyunca o yorgun insancıkların geçmişlerine dair yaptıkları muhasebelerin ağırlığı son vagonda birikirdi. Orada oturan talihsiz yolculardan da tüm bu düşünce karışıklığını düzenleyip, ruhlarındaki ahşap çekmecelere yerleştirmeleri beklenirdi sanki. Tüm bu karışıklıkla baş etmeleri beklenirdi ve belki de bu yüzden hep daha az yolcu vardı orada. Sona kalmanın yazgısını bilir gibiydi herkes gizliden.  İnceden sızlayan bir kemik ağrısı gibiydi hissettiği. Eliyle tam yerini bulamasa da civarında dolaştığı gizli bir ağrı.

Son vagonun yolcusuydu. Herkes uykulu gözlerle, hafif mırıldanışlarla seyr-ü seferdeyken o,  kısa çöpü çekmiş gibiydi. Gözlerini kapatıp uyumaya niyetlendi. Uykunun koruyuculuğuna sığınıp kaçabilmeyi umdu düşüncelerden. Çok yorgun olmasına rağmen uyuyamıyordu, olmuyordu bir türlü. Uyuyabilmenin gerektirdiği büyüyü yitirmişti o an. Üzerine üşüşen düşünce artıkları izin vermiyordu buna. Hissediyordu.

Tonlarca düşünce kırıntısı geçiyordu aklından tuhaf bir hızla. Sanki gecenin karanlığında gördükleri tek ışık kaynağına, tek çıplak ampule üşüşen pervane böcekleri gibiydi düşünceler. Yer kapma telaşıyla körlemesine uçuşan, birbiriyle çarpışıp yönlerini bulmaya çalışan pervane böcekleri gibi.  Onlar yok olmaya adanmışlardı. Yanmaya dönüyorlardı hep birlikte, o yüzden ateşin yanı başındaydılar. Etrafını saran düşüncelerse onu yok etmenin derdindeydi sanki. Kocaman bir girdaba benziyordu şimdi. Orada, onların tam ortasında kımıldanmadan duruyordu işte. Dinmesini bekliyordu sağanağın. Oysaki sağanak pek dineceğe benzemiyordu.    

  Öykü Teknesi  Ekim-Kasım 2010/sayı:18

güz, Akatalpa’nın 134. sayısında…

Akatalpa günümüz Türkçe şiirinin kalbine uzanan patikalarda bitimsiz yolculuğuna devam ediyor. Şaşı ve sası bakışlıların tarassut ve tavassutundan uzak…

Şubat sayısını oluşturan şair ve yazarlar:

Tahir Abacı, Ali Akan, Necati Albayrak, Adnan Algın, İshak Altundağ, Suat Kemal Angı, Serap Aslı Araklı, Gökhan Arslan, İsmail Aslan, Sevil Avşar, Özer Aykut, Onur Bayrakçeken, Özkan Ali Bozdemir, Fırat Caner, Ahmet Cemil, Hüseyin Avni Cinozoğlu, Murat Çakır, Ersun Çıplak, Ramis Dara,  Deniz Dengiz, Oresay Özgür Doğan, Pınar Doğu, Ersin Dursun, Gültekin Emre, Özgün Ergen, Seda Eriş, Ümran Ersin, Mehmet Gökyayla, Ecvet Emrah Göktaş, Sevâl Günbal, Yağmur Gürsoy, Adil İzci, Korkut Kabapalamut, M. Sinan Karadeniz, Emin Kaya, Büşra Kurtar, Volkan Odabaş, Güray Onok, Halil İbrahim Özbay, Seyhan Özdamar, Seçil Özcan, Pelin Özer, Acem Özler, Sidar Sinan Özmen, Didem Peker, Hüseyin Peker, Mehmet Rayman, Tamer Sağır, Onur Sakarya, İpek Seyalıoğlu, Kâzım Şahin, Melike Şenyüksel, İlyas Tunç, Serdar Ünver, Ece Ürkmez, Mazlum Vesek, Yıldırım Vural, Halim Yazıcı, Betül Yegül, Muhammed Mücahit Yılmaz, Osman Yoluç, Reha Yünlüel.

Akatalpa’nın satışta bulunduğu iller ve kitabevleri:

İstanbul: Mephisto (Beyoğlu), Simurg, Mephisto (Kadıköy), Seyhan Müzik Market.İzmir: Yakın Kitabevi (Alsancak), Pan (Karşıyaka).Ankara: Turhan Kitabevi.Bursa: Asa Kitabevi.