Eskitilmiş Tanrı Şiirleri

 Sessizlikti tüm duyabildiğim, bunca şeyin ardından. Cehennem kokusuyla irkilen dudaklarım uğuldayışlarla sarsılıyor şimdi. Öfkenin kaybolmayan ağır yüzü aynalarda. Gün boyu  güne ait olanın avutuculuğuyla çöken alnım, buruşan ruhum.Eskitilmiş Tanrı şiirleri yazıyor sevgilim, bunca acıya bunca cinayete rağmen.  Bense katil kim, oynuyorum ruhumla.  Oysa ki daha ortada bana ait bir katliam bile yok, izini sürebileceğim. Başka acıların, başka cinayetlerin yargıç kılıklı seyircisi olmak tüm yapabildiğim.

Geçmişin  bugünden sızlaması, bugünden ağrıması gibi bir şey sanki olup biten. Korkuları da olmasa bir hiçmiş gibi olur ya bazen insan. Öyle. Bunca bilinenin, bunca keşfedişin bana bir saçak altı dinlencesi bile sunamayışı, yakan güneş karşısında, ne acı.

 Ve bu nasıl bir yadsıyıştır ki beni,  elde kalan birkaç anı fotoğrafınca avutulmanın ötesine geçmemi engelleyen. Bilemeyişlerimin ürküntüsünden beslenip, bildiklerimden haraç kesen.

 Eskitilmiş tanrı şiirleri yazıyor sevgilim, ve o delik şiirleri giyiyor geceleri üzerine…

 Kuytudaki Kelimeler- Kanguru Yayınevi  Nisan 2010 sf. 46-47

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>